2017 ye Merhaba Derken

yeni-yil

 

2017 ye merhaba derken

Martin Seligman pozitif psikolojinin öncüsü Amerikalı bir psikolog. Kitabında şükran/minnettarlık olarak çevirebileceğimiz -gratitude- ile ilgili düşüncelerini oldukça anlamlı buldum.

Martin Seligman, bireylerin sahip oldukları ve yaşadıkları için minnettar olmalarının, daha mutlu olmalarına yardımcı olacağını söylüyor.

Şimdi siz bunun 2017 ye merhaba derken le ne ilgisi var diyebilirsiniz, okumaya devam edin göreceksiniz ne kadar da ilgili olduğunu aslında.

Peki bu tam olarak ne demek?

Aslında psikoloğun söylemek istediği şu: Çoğu zaman neye sahip olduğumuzu pek fark etmeyiz, bizi mutlu eden şeyleri kanıksamışızdır adeta, sıradan gelir artık. Her gün sabah bize kahvaltı hazırlayan annemiz sanki mecburdur bunu yapmaya, ya da eşimiz bizim için her gün yemek yaptığında ya da bulaşıkları yıkadığında onun görevidir nasılsa. Ya da oğlumuz veya kızımız artık biraz büyüdükleri için yaptıklarıyla bizi üzerler de, bebekken olduğu gibi ne kadar sevimli olduklarını unuturuz bazen. İşte Seligman da diyor ki, her gün düzenli olarak oturun ve o güne dair her neye minnet duyuyorsanız ona şükredin. Bunun çok büyük, çok özel ya da çok farklı bir şey olmasına gerek yok, tam tersine belki de basit her gün karşılaştığımız ve üstünden atlayıp yola devam ettiğimiz şeyler. Sağlıklı olmamız, güne uyanmamız, işe gidebilmemiz, çocuklarımızın mutlu olması kadar sıradan belki de. Amaç aslında bizim için ne kadar önemli olduklarını hatırlamak. Ve bu yaşadıklarımızın hayatımızdan aldığımız mutluluğa katkısının olması.

Aşağıda size harika bir örnek anlatacağım. Benim önerim bunu sık sık tekrarlayın, hatta belki de özel günlerde hediye olarak verebilirsiniz. hatta belki de bir yılbaşı hediyesi ne dersiniz.

İşte size harika bir hediye önerisi

Size geçmişte pozitif etki etmiş olan ve sizin için önemli birini belirleyin, bu kişi aynı zamanda daha önce yaptıkları için teşekkür etmeye fırsat bulamadığınız biri olsun (romantik bir ilişki veya size gelecekte faydası olabilecek biri ile karıştırmayın). Duygularınızı ifade eden bir sayfalık bir metin yazın. Bu yazı için bir süre uğraşın, akşamları eve geldiğinizde, serviste, otobüste. Sonra bu kişiyi eve davet edin veya siz ona gidin. Bunu yüz yüze yapmanız çok önemli, sadece mektup gibi iletmeniz yada telefonda söylemeniz yeterli etkiyi yaratmayacaktır. Bu kişiye ziyaretinizin amacını önceden söylemeyin, sadece seni görmek istiyorum diyin. Sonra da yazdığınız yazıyı hediye olarak götürün. Uygun bir zaman geldiğinde bu yazıyı çıkartın ve sesli olarak okuyun, duygularınızı katarak ve göz kontağı kurarak. Sonra okuduğunuz kişinin bunu sindirmesini bekleyin. Sonra da bu anı paylaşın.

Düşünsenize yılbaşı günü beraber kutlamak için plan yapmışsınız ve içlerinden birine çıkarıp bu yazıyı okuyorsunuz. Ne güzel olur du değil mi! Benden söylemesi, mutluluk garantili.

Sevgiyle kalın

coaching@fusunkilinclar.com

(Visited 9 times, 1 visits today)