Hayatını Yaşa!

 

Dün gününüz nasıl geçti, ya da ondan önceki gün nasıldı? Neler yaşadığınızı hatırlıyor musunuz, ne hissettiğinizi, zamanınızı kimlerle harcadığınızı, kimi gördüğünüzü, ne yediğinizi ya da neler deneyimlediğinizi. Sizi kahkahalara ya da gözyaşlarına boğan şey neydi?

Bir süre öncesine kadar ben de gün içinde neler yaşadığımı hiç hatırlamazdım, o kadar ki işyerine vardığımda, kalktığımdan işe geldiğim ana kadar geçen zamanı anımsamadığım olurdu. Ya da sabah arabayı otoparkta bulamadığım için çalındığını düşündüğüm, hemen sonra da akşam eve -yorgunluktan- taksi ile geldiğimi hatırladığım. Sabahları işe gitmek için evden kendimi bir atışım varmış, komşum hala taklidimi yapar güleriz (benim gülmem biraz acı dolu tabii ki). En sonunda dayanamayıp şalteri indirdim. Hayattan daha fazlasını istiyordum, hayatımı sindire sindire yaşamak istiyordum. Günümden sadece bazı kareleri halinde hatırlamak değil!

Bugün bakıyorum da yaşadıklarıma, aslında hızlı gittiğimin farkındaydım, ama hiç ara vermeyi ya da küçük molalar almayı ya da bunların işe yarayacağını beni destekleyeceğini düşünmemiştim. Bir koç arkadaşım benzer deneyimini anlatırken, psikologunun ona söylediği cümleyi hatırlıyorum, “araba da beş vites var ve her zaman beşinci viteste gidemezsin arada vitesi düşürmen lazım.”

İşte ben de sık sık görüşmelerimde danışanlarıma, ya da yakınlarıma vitesi düşürmekle ilgili çeşitli yöntemler öneriyorum ve kendim de bunları uygulamaya çalışıyorum. Çalışıyorum diyorum çünkü gerçekten bu tempo içinde yapmak çok kolay değil ama en azından deniyorum ve faydasını gördükçe yapmaya devam ediyorum.

1.Kendinize ait zaman / mekan yaratın

Hayatınızda her şey önemli olduğunda hiç bir şey önemli olmamaya başlar. İşyerinde sizden bir iş istendiğine çok acil diye talep edilir hep, ben hiç gün içinde bir ara yapman yeterli dendiğine tanık olmadım, siz? O yüzden işlerimizi öncelik sırasına koyup çalışmaya devam ediyoruz. Gün içinde sadece beş dakika kendinizle başbaşa kalıp nefes egzersizi yapacağınız bir yere geçin, ya da evde sadece size ait olan ve orada olmanın size iyi geleceği bir mekan yaratın. Yani bu zamanı ve mekanı hem içinizde hem de dışınız da yaratın.

2.Daha sağlıklı yemek yiyin

Gerçekten yorgun argın eve geldiğinizde sağlıklı bir şeyler hazırlamak çok kolay gibi görünmüyor hatta genellikle  sadece doymak için yiyoruz. Ama şunu da hatırlamalıyız ki yediğimiz gıdalarla yemek  sonrasında nasıl hissettiğimiz arasında direkt bağlantı var. Yediklerinize sadece biraz daha fazla dikkat ettiğinizde belki tatlı krizine girmeyeceksiniz, ya da daha az tetikleyeceksiniz bu krizleri, ya da özellikle geç saatlerde yemek yemediğiniz için rahatsızlık hissetmeyeceksiniz. Bunun için yediklerinizi ve sonrasında hissettiklerinizi not aldığınızı bir not defteri edinebilirsiniz. Bir ay sonra baktığınızda rahatsızlığınızı tetikleyen gıdaları belirlemeniz mümkün. Size iyi gelen gıdaları yediğinizde, daha iyi uyuyacak, daha enerji dolu hissedeceksiniz.

3.Arada telefonu elinizden bırakın

Akıllı telefonlar artık hayatımızın bir parçası. Fakat tedbiri elden bırakırsak adeta bizi ele geçiriyorlar. Arkadaşlarla buluştuğumuz bir akşamda kimsenin sohbet etmeyip herkesin elinde telefonunun olduğu sahneler gözünüzün önüne gelmiştir hemen. Mesaj atmaktan, gelen bildirimi beğenip yorum yapmaktan, ya da çektiğimiz selfiyi yayınlamaktan, o anı yaşayamıyoruz adeta, hep bir önceki ya da bir sonraki andayız sanki. Elinizden telefonu tamamiyle bırakın demiyorum ama telefonunuz olmadan yaşayabileceğiniz dakikalarınız olsun diyorum.

4.Giyim rutininizi kolaylaştırın

İster sabah işe giderken olsun ister önemli bir organizasyon için, ne giyeceğine karar vermek aslında zihinsel bir aktivite içeriyor. İyi giyimin bir de finansal boyutu var tabii. Ama artık bunu her yönden kolaylaştıran çeşitli uygulamalar oldukça yaygın. Örneğin dolabınızı sadeleştirmeyi ve sadece giydiğimiz ve bizi iyi hissettiren kıyafetleri dolabımızda tutmamızı söyleyen Marie Kondo, kapsül giyim adıyla da bildiğimiz bu konuda benim takip ettiğim yabancı bir site, veya yerli yapım gene ilgiyle takip ettiğim bir başka minimalist site.

Burada söylenenleri her şeyi harfiyen uygulamak zorunda değilsiniz ama sizi temin ederim birazını bile uygulasanız hayatınıza kolaylık ve basitlik geliyor ve evin diğer bireyleri de bir süre sonra sizi takip ediyor.

5.Vitesi düşür, yavaşla

Çok yorgun olduğunuzda ya da gerçekten çok stresli hissettiğinizde çözüm gerçekten de biraz yavaşlamak. Yapılacaklar listenizden, takviminizden ve de en önemlisi zihninizden ve kalbinizden bir iki maddeyi mümkünse silmek ya da en azından ertelemek. Her şeyi yapabileceğiniz fikrini bir kenara bırakın ya da her şeyin mükemmel olması gerektiği fikrini. Sheryl Sandberg sınırlarını zorla kitabında bir deneyinin paylaşıyor; çalışan çocuklu bir annenin her sabah yaşadığı o sabah koşturmacasını biraz olsun daha rahat atlatabilmesi için bulduğu çocukları ertesi gün giyecekleri kıyafetlerle yatırma fikri ilk duyduğunda ona korkunç gelmiş ama aradan zaman geçip kendisi de iki çocuk sahibi olduğunda bunun dahice bir fikir olduğuna karar vermiş.

Kim olduğunuz yapılacaklar listesine attığınız tiklerle ilgili değil, ondan çok daha fazlası.

Sevgilerimle