İzotomi

izotomi

 

Bu yazımda, bana gelen sorulara yardımcı olmayı amaçlayarak, İzotomi‘ nin ne olduğundan, nasıl uygulandığından ve herşey den önce neden var olduğundan bahsetmek istiyorum.

Şu sıralar yoğun bir şekilde İzotomi görüşmeleri yapıyorum. Bir kariyer koçu olarak amacım bireylerin iş mutluluğuna katkıda bulunmak olduğu için bu görüşmeleri çok önemsiyorum.

Çocuğunuzun İzotomi’sini ne zaman aldırmalı?

Farz edin çocuğunuz 12 yıllık temel öğrenim hayatının sonlarına yaklaşıyor, diyelim 11 veya 12. Sınıfta. Çocuğunuz bir taraftan üniversiteye hazırlanırken bir taraftan da acaba ilgi alanı ne diye düşünüyorsunuz. Ya da bunu istiyorum diyor ama öğretmenleri dediği için mi yoksa içinden gelen de bu mu diye soruyorsunuz kendinize. Ben yıllarca sevmediğim işi yaptım hatta belki de hala yapıyorum aman o benim gibi olmasın diyorsunuz için için. Acaba bununla ilgili ne yapabilirim diyorsanız, işte orada İzotomi devreye giriyor.

İzotomi fikri nasıl ortaya çıktı?

İzotominin çıkış noktası da zaten öğrencilerin hayatları boyunca mutlu olacakları mesleği bulmalarına yardımcı olmak. Bireylerin değerlerinden yola çıkılarak onları mutlu edecek meslekleri anlamaya yönelik bir süreç. Bu çalışmayı diğerlerinden ayıran önemli bir farkı var. Bir taraftan yaklaşık 1700 kişi üzerinde yapılmış bir çalışmayla, kişilerin değerlerine yönelik meslekleri işaret etmekle kalmıyor, üzerine de aynı zamanda koçluk becerileri ile donanımlı, konusunda uzman kişiler tarafından koçlar tarafından, öğrenci ile iki görüşme daha yapılıyor. Bu görüşmelerin amacı öğrencinin güçlü yönlerini, değerlerini, ilgi alanında olan küçük uğraşıları bile  keşfetmek. Sonrasında da bu toplanan hem nicel hem de nitel verileri sunan bir rapor ile ebeveyn ve öğrenci bilgilendiriliyor.

Benim tecrübem var, sen daha yolun başındasın!

Geçtiğimiz günler de yaptığım bir görüşmede beni çok etkileyen bir şey oldu. Öğrencimiz, ülkemizin en güzel özel liselerinden birini bitirmiş ama bir türlü meslek tercihinde bulunamıyor. Aile de çocuğu için en iyiyi istiyor doğal olarak. Görüşmeler sonunda, aile ve öğrencimiz ile beraber sonuçlarını konuşurken, baba kızının yaptığı tercihlerden birini neden beğenmediğini şöyle ifade yaptı. “Ama şimdi ben onun altına farz edin ki son model hızlı bir spor araba vermişim, ama o bu arabayla 40 km hızla gitmek istiyor, olur mu şimdi”

Ebeveynler olarak tek amacımız çocuğumuzun mutlu olması, ama burada küçük ama çok önemli bir detayı atlıyoruz; çocuğumuza ne istediğini sormayı ya da onun isteklerini duymayı ve önemsemeyi. Biz ebeveynlerin tecrübemiz gereği onlardan daha iyi bildiğimiz ve onları hatalardan korumamızın baş görevimiz olduğu düşüncesi iliklerimize işlemiş adeta.

Ama şu bir gerçek ki, bugün ülkemizde çocuğumuz için en iyi lise tercihini, sınavla ve bütçeyle belirlerken, bu seçimde çocuğumuzun ne kadar etkisi oluyor. Lise dönemi, çocuğumuzun kendini tanımaya başladığı, kişiliğinin oluşmaya, yani oturmaya başladığı bir süreç, dolayısıyla yüksek öğrenime geçişte onların kararlarını ön planda tutmamız pek de yanlış olmaz. Artık karşımızda çok daha bilinçli bir birey var çünkü. Hatta spor bir arabadan inip, daha yavaş giden bir arabaya binmek isteseler bile.

Çocuklarımızı sadece dinlemek yetmez, onları duymak ve düşüncelerini önemsemek de önemli.

 

Sevgiler

coaching@fusunkilinclar.com