Oksijen Maskesini Önce Kendine Tak

oksijen maskesini önce kendine tak

Bu yazımda size oksijen maskesini nasıl kullanılacağından bahsetmek istiyorum. Evet doğru duydunuz. Bu bir ‘hayatı kolay yaşama sanatı’ kılavuzu. O yüzden oksijen maskesini önce kendine tak diyorum.

Sanırım yeni anne olmuştum, ilk o zaman dikkatimi çekmişti. Uçağa bindiğimizde oksijen maskesini önce kendimize takmamızı sonra kucağımızdaki çocuğa vermemizi söylemişlerdi.

Ne kadar bencilce!

Önceleri bu bana özellikle önce hep çocuğumu düşünmem gerektiğini söyleyen o iç sesimin de etkisiyle, çok bencilce gelmişti. Ben artık bir anneydim , ilk sıraya hep ailemi koymalıydım. ‘Ben’ tabii ki sonra gelmeliydi. Gerçek bir Türk kadını ancak böyle yapardı. Zati ben çok güçlüydüm, her şeyi başarmaya da gücüm yeterdi. Süper kadın olmayacaksam nasıl başarılı sayabilirdim ki kendimi.

Kendine şefkat

Bugüne geldiğimde bu güçlü kadın hallerinin nam-ı diğer süper kadın sendromunun -evet bunun bir adı bile var literatürde- aslında nasıl bir yanılsama olduğunu görüyorum.

Ben karşımdaki çocuğa şefkat gösterebilmem için önce kendime şefkat gösterebilmeliyim.

Ben karşımdakini sevmek için kendimi sevmeliyim.

Ben karşımdaki ile iletişim kurabilmek için önce kendimle iletişim kurabilmeliyim.

Ve bunu her eğitimde her koçluk seansında yeri geldikçe ifade ediyorum. Bu aynı zamanda kendime hatırlatmama da yardımcı oluyor.

Açık kalp

Ben bunun adına açık kalp diyorum, yani içimden geçeni -aklından geçeni değil- ortaya dökmek, samimi duygularla, güven içinde ve önyargısızca.

Sadece zihnini değil, zihninin yanısıra kalbini de dinlemek.

Kulaklarınla duyduğun kadar, kalbinle de duymak.

Gözlerinle gördüğün kadar kalp gözü ile de görmek.

Başkalarına gülümserken, aynaya bak ara da kendine de gülümse.

Sanırım gerçek şefkat, gerçek sevgi ancak o zaman ortaya çıkıyor.

Yani, oksijen maskesini önce kendine tak.

Beni ayrıca instagramdan da takip etmek için buraya tıklayabilirsin.